Sarkopeni, özellikle yaşlı bireylerde kas kuvveti ve fonksiyonunda ilerleyici kayıplarla karakterize edilen bir durum olup, hareket kabiliyetini olumsuz etkileyerek düşme riskini artırmaktadır. 60 yaş ve üzerindeki bireyleri sıkça etkileyen bu durum, bağımsız yaşama yetisini kısıtlayan önemli bir faktördür. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Zeynep Girit, sarkopeniyi önlemek için düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekmektedir.

Sarkopeninin ilk belirtileri, kas kütlesinde kayıp ve kas kuvvetinde azalma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yaşlı bireyler, nesneleri kaldırma, merdiven çıkma ve yük taşıma gibi fiziksel aktiviteleri gerçekleştirirken güçlük yaşayabilirler. İlerleyen dönemlerde fiziksel performansta düşüş, hareketlerde yavaşlama ve sandalyeden kalkmada zorluk gibi durumlar görülebilir. Bu kayıplar, bireylerde kondisyon kaybına yol açarak günlük aktiviteleri gerçekleştirme yeteneğini olumsuz etkiler.

Sarkopeni, birçok faktörden etkilenerek gelişen çok boyutlu bir durumdur. Bireyler yaşlandıkça kas kütlesi ve işlevinde doğal bir azalma meydana gelirken, hormonal dengesizlikler, hareketsizlik, yetersiz beslenme ve bazı kronik hastalıklar bu süreci hızlandırabilir. Hormonal değişikliklerin başında östrojen, testosteron ve büyüme hormonu seviyelerindeki düşüş gelmektedir. Ayrıca, D vitamini eksikliği de kas kuvveti kaybıyla ilişkilidir. Yaşlanma ile birlikte artan kronik inflamasyon ise kas yenileme sürecini olumsuz etkileyebilir.

Hareketsizlik, kas kaybını hızlandıran önemli bir faktördür. Düzenli egzersiz, kas metabolizması üzerinde olumlu etkilere sahipken, hareketsizlik kas protein sentezini azaltıp yıkımını artırmaktadır. Uzun vadede hareketsiz bir yaşam tarzı benimseyen bireylerde, hormonal değişikliklerin yanı sıra kas kütlesinin azalması da hızlanmaktadır. Bu durum, hareket kabiliyetini kötü etkileyerek düşme riskinin artmasına neden olmaktadır.

sarkan: Beslenme, yaşlı bireylerde sarkopeni ile mücadelede büyük bir rol oynamaktadır. Ġnsanların günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmeleri için belirli bir enerji ihtiyacı vardır ve bu enerji yeterli, dengeli beslenme ile sağlanmalıdır. Enerji üretimi genellikle karbonhidratlar ve yağlardan karşılanırken, bu kaynaklar yetersiz kaldığında proteinler devreye girip enerji üretiminde kullanılır. Ancak bu süreç, kas yıkımına yol açarak kas kuvvetinde ve kütlesinde azalmaya neden olabilir. Dolayısıyla, yetersiz ve dengesiz beslenme, sarkopeni sürecinde önemli bir etken olarak öne çıkmaktadır.

Sarkopeninin şiddeti, bireylerin yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, genetik faktörler ve sağlık durumu gibi unsurlara bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Düzenli egzersiz yapan, dengeli beslenen ve sağlıklı bir yaşam süren bireylerde kas kaybı daha yavaş ilerlerken, hareketsiz yaşam tarzı süren bireylerde daha hızlı gerçekleşmektedir. Yatarak yaşama, demans ve yutma bozukluğu gibi durumlar, beslenme ve aktivite düzeyini olumsuz etkileyerek sarkopeni sürecini hızlandırabilir.

Sarkopeni ile mücadelede bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, düzenli egzersiz alışkanlığı kazanılması kritik bir öneme sahiptir. Yaşlı bireyler için dirençli egzersizler, yürüyüş, yoga ve tai-chi gibi aktiviteler kas kütlesini ve gücünü korumaya yardımcı olmaktadır. Aerobik egzersizler, dolaşımı artırarak kaslara daha fazla oksijen taşınmasını sağlar. Esneklik ve denge çalışmaları ise düşme riskini azaltarak kas sağlığını korumaktadır.

Egzersiz sürecinin yeterli ve dengeli beslenme ile desteklenmesi de şarttır. Günlük protein alımına dikkat edilmeli, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık ve tavuk gibi protein kaynakları yeterince tüketilmelidir. D vitamini ve kalsiyum alımına da önem verilmesi gerekmektedir. Hormonal etkileşimin yanı sıra, düzenli ve kaliteli uyku da kas dokusunun korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Sonuç olarak, sağlık sorunlarının takibi ve doğru yönetimi, kas sağlığını korumak açısından oldukça önemlidir. Alzheimer ve demans gibi kronik hastalıklar yutma ve beslenme bozukluklarına yol açarak kas kaybını artırabilir. Yaşlanma süreci kaçınılmaz bir durumdur, fakat sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek, sarkopeniyi en aza indirmeye yardımcı olabilir. Düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve aktif bir yaşam tarzına sahip olmak, yaşlılık döneminde daha güçlü ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanın anahtarıdır.